Anasayfa » Politika » Üç Çocuk Eleştirisinin Eleştirisi
makalemuccocuk

Üç Çocuk Eleştirisinin Eleştirisi

CHP milletvekili Emine Ülker Tarhan başbakanı 3 çocuk istediği için sık sık Hitler’e benzetiyor. Neden ? Çünkü Hitler 4 çocuk istiyormuş. Ona katılıp başbakanı 3 çocuk isteminden ötürü diktatör diye niteleyen Hitler’e benzeten insan sayısı da giderek artmakta.

Öncelikle şu soruyu soralım: “Bir başbakanın nüfus arttırıcı bir politika izlemesi onu diktatör yapar mı ?”.  Yaparsa Türkiye 1923-1950 arasında nüfusu arttırmaya yönelik politikalar izlemiştir (1)  Sayın Tarhan bu politikaları izleyen Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü hakkında ne düşünmektedir ? (ben bu dönemdeki nüfus politikalarını yanlış bulmadığım gibi nüfus politikalarıyla diktatör olmanın hiç bir alakası olmadığını düşünüyorum). Hatta bir gazete Atatürk’ün 6 çocuk istediğinden bahsetmişti. (2)  Bu konuyu neden görmezden geliyor ? Bunu görmezden gelmesi  samimiyetsizliğini gösterir.

1. Dünya savaşında Almanya’nın genç nüfusunun büyük bir kısmını savaşta kaybettiği için mecburen nüfus arttırıcı politikalar izlediler tıpkı 1. Dünya Savaşı’na katılan bizim ülkemiz gibi. Bir parmak güneşi gösteriyorsa parmağa değil güneşe bakılır.

Bu politikaları bugüne kadar uygulayan yalnızca Hitler mi ? Bugün bile Almanya nüfus arttırıcı politikalar gütmektedir. Bugün Almanya diktatörlük olmadığına göre şuan ki politikalarını nasıl açıklayacağız ?

Nüfus artışının ülke ekonomisi açısından yenilenebilir kaynakların azalması, çevre kirliliği, işsizlik, kişi başına düşen gelirin düşmesi dolayısıyla sermaye birikiminin düşmesi gibi çeşitli olumsuz sonuçları olabilir.(3)  Bununla beraber Klasik okula göre nüfus artışı emek arzını arttıracağı için ücretleri düşürür. Dolayısıyla firmaların karları artar, yatırım artar ve ekonomik büyüme sağlanır. Keynesyen yaklaşıma göre ise nüfus artışı efektif talebi arttıracağı için yatırımları arttırır ve ekonomik büyümeyi sağlar.(4)

Asıl değinmek istediğim mesele ise Türkiye’nin devasa sosyal güvenlik açığıdır. 2010 yılında sosyal güvenlik açığımız 54.6 milyar lira oldu. Aynı yıl bütçe açığı da39.6 milyar lira oldu. Yani sosyal güvenlik açığı olmasaydı, bütçe fazla verecekti.(5) Sosyal Güvenlik; bireyleri karşılaşabilecekleri risklere karşı koruyan, bireylerin geleceğe güvenle bakmasını sağlayan, finansmanı büyük ölçüde yine bireylerden alınan primlerle karşılanan bir sistemdir. Sosyal güvenlikle ilgili harcamaların fazla, gelirlerin az olması sosyal güvenlik bütçesinin sürekli açık vermesine neden olmaktadır.(6) Sosyal güvenlik primleri (sosyal güvenlik gelirlerinden biri ) emekli aylıklarına (sosyal güvenlik giderlerinden biri) yetmediği zaman bütçeden yardım yapılır.(7) Peki devlet bu bütçeyi nasıl finanse edecek? 1-Vergi, 2- İç veya dış borçlanma (merkez bankasından borçlanma Türkiye’de kaldırılmıştır) 3-Özelleştirme yapabilir.(8)

Türkiye’de kayıt dışı ekonomi çok yüksek. Devlet vergileri doğrudan alamadığı için dolaylı vergiler yoluyla bütçeyi finanse ediyor.(9) Dolaylı vergilerde mükelleflerin kişisel ve ailevi durumu göz önüne alınmadığından vergide adalete aykırı bir durum oluşmaktadır.(10)

İç borçlanmada ise devlet faiz ödemek zorunda kalacaktır. Dolaylı vergilerin egemen olduğu bir ekonomide borç geri ödemesi gelir dağılımını olumsuz etkiler.(11)

Cumhuriyet Halk Partisi sözde sosyal demokrat bir partidir. Halbuki sosyal demokrasi gelir adaletsizliğini önlemeye çalışır.(12) Tarhan’ın mesnetsiz 3 çocuk eleştirisi ise tam tersi sonuç doğurabilir. O halde bu ne biçim sosyal demokrat partidir. Bugün Eduard Bernstein mezarında ters dönüyor, Karl Kautsky amuda kalkıyor, Ferdinand Lasalle çeşitli akrobatik hareketler yapıyor (Bu üçü sosyal demokrasinin kuramcılarındandır).(13)

Demografik politikalardan bihaber ekonomiden bihaber içinde bulunduğu parti ideolojisinden bihaber… Bu kadını cumhurbaşkanı olarak görmek isteyip ‘O seçilemez çünkü Türk halkı cahil diyenler’ apayrı bir yazı konusu. Biz şimdilik burada keselim.

Erdoğan: İş işten geçmeden en az 3 çocuk

Üç çocuk ısrarını sürdüren Başbakan Erdoğan, ““İş işten geçmeden her ailede en az 3 çocuk olmalı. Nüfusumuz ne kadar artarsa o kadar güçlü olacağız, bundan emin olun” dedi.
 
Son nüfus sayımına göre, Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 26’sının 0-14 yaş grubunda yer aldığını, yaş ortalamasının ise 28,5 olduğunu bildiren Erdoğan, 65 yaş ve üzeri yaş grubunun ülke nüfusunun yüzde 7’si seviyesinde bulunduğunu kaydetti.
Başbakan Erdoğan, Türkiye’de yaklaşık 6 milyon yaşlı insan olduğunu, bu sayının 2025 yılında 9 milyona, 2050 yılında ise 18 milyona çıkacağının tahmin edildiğini ifade etti. Yaşlı nüfustaki artışın dünyada bir çok şeyi tetikleyeceğine dikkati çeken Erdoğan, ister istemez devletlerin yaptığı harcamaların yönünü etkileyeceğini, ciddi politika değişiklikleri olacağını, bir çok alanda farklı eğilimler, ihtiyaçlar ortaya çıkacağını, eğitime yapılan yatırımların azalacağını, sağlık ve yaşlıların bakımına yapılan harcamaların artacağını anlattı.  [ntvmsnbc.com] Haberin devamı..

 

KAYNAKÇA  

1. http://www.turkiyat.selcuk.edu.tr/pdfdergi/s27/18semiz.pdf Türkiye Araştırmalar Dergisi Yaşar Semiz

2. Bugün gazetesi http://gundem.bugun.com.tr/ataturk-de-6-cocuk-istemis-haberi/222898

3 .X Yayıncılık İktisadi Büyüme ve Kalkınma Ders Notu sf28

4 .X Yayıncılık İktisadi Büyüme ve Kalkınma Ders Notu sf28

5.Prof Dr Esfender Korkmaz İstanbul Üniversitesi İktisat Mezunları Vakfı http://www.iktisatlilar.net/index.php?option=com_content&view=article&id=436:nere

6. Ebubekir KALELİ

Sosyal Güvenlik Denetmen Yrd.http://www.calismarehberi.com/sosyal-guvenlik-ve-turkiyede-sosyal-guvenlik-aciklari-makale,92.html

7.Tümay Ertek Makroekonomiye Giriş sf194

8. Erdal Ünsal Makro İktisat sf 605

9 .Süleyman Yaşar Derin Ekonomi sf 181

10 .4T Maliye sf 276

11 .4T Maliye sf372

12. Prof Ali Öztekin Siyaset Bilimine Giriş sf 304

13 .Prof Mümtaz Ertürköne Siyaset sf118

 

İbrahim ULUHAN

Hakkında Misafir Yazar

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*