Anasayfa » İslam » Kıymık’tan Tırnak’a Cevaplar..
Istanbul-HD-Wallpaper

Kıymık’tan Tırnak’a Cevaplar..

Mustafa İslamoğlu, “Kur’an’ı Anlama Yöntemi” adlı eserinde:

Risale-i Nur’da olmayan birçok cümleyi Risale-i Nur’da varmış gibi anlatmıştır.
Risale-i Nur’da olduğunu iddia ettiği bazı cümleler için kaynak vermemiştir.(ki o cümleler de Risale-i Nur’da geçmiyor.)
Bazen 1 cümle için kaynak gösterdiği yer 100 sayfalık Risale’nin ismidir.(25.söz gibi) Yani kaynak gösterirken yayınevi-eser-sayfa kullanmamıştır.
Risale-i Nur’dan alıntılanan birçok cümle, başı-sonu belli olmadan ve bağlamından koparılarak aktarılmıştır. Ve bu cümleler üzerinden Risale-i Nur’a yanlış hükümler giydirilmiştir.
Risale-i Nur’la alakalı eleştiri yaparken ilmin izzetine ve ciddiyetine ters olarak alaycı bir üslûp kullanmıştır.
Risale-i Nur’la alakalı yaptığı eleştiriler, daha önce söylenen şeylerin aynı olmasına rağmen, Müellif o eleştirilere verilen cevapları ise kitabına koymaktan kaçınmıştır.
•Kısacası: Risale-i Nur’u, Risale-i Nur’da olmayan ve bağlamından koparılan cümlelerle, kaynak göstermeyerek veya göstermiş gibi yaparak, alıntıladığı cümlelere ekleme ve çıkarmalar yaparak, alaycı bir üslûpla eleştirmiş ve iftiraya varan hükümlerde bulunmuştur.

Yukarıdaki saydığım sebeplerden ötürü, bazı Nur Talebeleri haklı olarak tepkilerini ve kitaptaki vahim hatalardan bazılarını gösterdiler.

Mustafa İslamoğlu ise karşılığında, yine yukarıda yazdığım maddeler usulüyle 2 yazı yayınladı ve 2. Yazısında “esas cevaplanması gereken sorular” diyerek 10 soru sordu, ben de cevap veriyorum..

1- Siz de Said-i Nursi gibi Hz. Ali’ye Cebrail’den “Sahife” adlı bir vahiy indirildiğine iman ediyor musunuz? Böyle Cebrail’den bir vahiy aldıysa bu vahiy sahifesi nerede ne zaman indirilmiştir? İslam tarihi kaynaklarında böyle bir bilgi yer almakta mıdır?

1- Bu meselede Bediüzzaman hz. Risale-i Nur’da der ki:

İmam-ı Ali Radıyallahü Anh’ın en mühim ve en müdakkik Üveysî bir şakirdi ve İslâmiyet’in en meşhur ve parlak bir hücceti olan İmam-ı Gazalî (R.A.) Hüccet-ül İslâm diyor ki: “Onlar vahy ile Peygamber’e (A.S.M.) nâzil olduğu vakit İmam-ı Ali’ye (R.A.) emretti: “Yaz.” O da yazdı. Sonra nazmetti.” Sikke-i Tasdik-i Gaybi ( 120)

Yani Bediüzzaman, Hz.Ali’ye vahiy indirilmiştir demiyor. Peygamberimize vahiy gelmiştir. Hz. Ali ise o sayfayı yazmıştır diyor. İmam-ı Gazali’den bunu iktibas ediyor. Şimdi sen buna inanırsın inanmazsın o ayrı konu. Ama Üstad bunu böyle aktardığı halde Bediüzzaman hz. için, Hz.Ali’ye vahiy indiği iddiasında bulunuyor dersen Üstad’a büyük bir iftira etmiş olursun.

2- Şayet böyle bir itikada sahipseniz bu inancınızın Ehl-i Sünnet itikad kitaplarındaki hükmü nedir?

2- Böyle bir itikada sahip değiliz. Sizinde şu soruya cevap vermenizi isterdim: İtikadi meselelerde, Müslümanlar’a iftira atmanın ve haksız yere onları tekfir etmenin Ehl-i Sünnet itikad kitaplarındaki hükmü nedir?

3- Sizler de Said-i Nursi gibi geleceğe dair hesaplamalar yaparak gayb bilgisine muttali olma yolunda çaba içinde misiniz? Örneğin siz de Kur’an’da Allah’ın Resulü’ne dahi yasaklanan Kıyamet’in tarihi bulmak için hesaplamalar yapıyor musunuz?

3-Yine bu meselede Bediüzzaman hz. kıyamet’in tarihi hakkında yaptığı yorumun bulunduğu yerde bakın ne diyor:

Hem kıyametin vaktini kat’î tarzda kimse bilmez; fakat böyle îmalar ile bir nevi kanaat, bir galib ihtimal gelebilir.
Kastamonu Lahikası ( 28 )

Burada yapılan hesaplar kıyametin tarihini bulmak için değil, sadece bir tahmin yürütmek için yapılmıştır. Mesela kıyamet alametlerini düşünürsen, o verileri ortaya koyarsan bir tahminde bulunabilirsin. Üstad ise bunu matematik yoluyla yapıyor. Yani elinde hiçbir veri yokken böyle bir iddiada bulunmuyor. O da elinde bulunan veriyi yorumluyor. Şimdi burada Üstad’ı ‘gayb bilgisine muttali olmak’ ile itham etmek sadece insana el-insaf dedirtir. Bununla birlikte malumdur ki kıyamet alametleri en sahih hadis kaynaklarında mevcuttur. Size göre mesela Rasulullah(a.s.m.) kıyamet alametlerinden bahsederek, gayb bilgisine muttali olmaya mı çalışmıştır?

4- İnsanlara anlamadan Risale ezberletmek ve o ezberleri mezarda ölülere okutmanın İslami ilimler geleneğindeki delili ve hükmü nedir?

4- Mecellede mükemmel bir kanun var: Su-i emsal misal olmaz. Terörizme bulaşan Müslümanlar var diye bütün Müslümanlar terörist değildir. Yalancı Peygamberler var diye, Peygamberlik kötü değildir. Müslüman kötü diye, Kur’an kötü değildir vb.. Vay be ne kadar kolaymış bir davayı çürütmek!? Bu mu insaf?

5- “Ehl-i Sünnet” olduğunuzu iddia ederken neden Nursi’nin yazdığı kitapların tek bir harfine dahi tek bir eleştiri ya da tashih getirmiyorsunuz? Bu durum Masumiyet inancını fiilen tatbik etmek demek değil midir?

5- Bu durum masumiyet inancını fiilen tatbik etmek değildir. Kur’an’dan başka kusursuz kitap yoktur. Hiçbir eser Kur’an’la kıyaslanamaz. Biz bunu bizzat Risale-i Nur’dan öğreniyoruz:

“Kur’an, bütün dinlediğim ve dünyada mevcud kitablara kıyas edilse, hiçbirisine benzemiyor ve onların derecesinde değildir”.Sözler ( 189 )
“Kur’an, başka kelâmlarla kabil-i kıyas olamaz”Sözler ( 430 )
“İşte buna kıyasen Kur’an, her cihetle beşeri maddî – manevî terakkiyata sevk etmek için ders veriyor, üstad-ı küll olduğunu isbat ediyor.”Hutbe-i Şamiye ( 33 )
(özellikle bu alıntıyı iyi okumak gerek) “Hıfz-ı Kur’an’a(hafızlığa) çalışmak ve Risale-i Nur’u yazmak, bu zamanda hangisi takdim edilse daha iyidir?” diye sualinizin cevabı bedihîdir(açıktır). Çünki bu kâinatta ve her asırda en büyük makam Kur’anındır. Ve her harfinde, ondan tâ binler sevab bulunan Kur’anın hıfzı ve kıraeti, her hizmete mukaddem(üstün) ve müreccahtır.”Kastamonu Lahikası ( 73 )

Biz bir eseri yalnızca istifade etmek ve diğer Müslümanların da istifade etmesini sağlamak için okuyoruz. Amaç üzüm yemektir, bağcıyı dövmek değildir. Risale-i Nur klasik kitaplardan farklı olarak rivayet üzerine gitmemiştir.%99 Mana üzerinde durmuştur. Dolayısıyla eski eserlere mukayesen, içerisinde hata bulmak zordur.(Zaten haliniz buna şahit. 6000 sayfalık külliyattan itiraz ettiğiniz konular külliyatın %1’i bile değil.)

6- Risale-i Nur kusursuz, eksiksiz, izaha ihtiyacı olmayan ve mükemmel bir kitap mıdır?

6- Kusursuz değildir, eksiksiz değildir(mantıksız bir soru her şeyden bahsetmeyen bir kitap nasıl eksiksiz olsun? Kim böyle bir şeyi iddia ediyor ki..), izaha ihtiyacı olan yerlerinin olduğunu bizzat Üstad hz. söylüyor:

“Gerçi herkes kendi kendine bir derece istifade eder, fakat herkes her mes’elesini tam anlamaz.”Emirdağ Lahikası ( 248 )

Zaten izah etmek için Risale-i Nur’dan sohbetler yapılıyor. Mükemmellik noktasında ise günümüz tabiriyle kullanıyorsak hakikaten mükemmel eserlerdir. Birçok kişinin hidayetine vesile olmuş ve halen olmaktadır. Bu ülkeye dinsizliğin girmesine engel olmuştur ve halende olmaktadır. Fazla uzak değil sadece 2.dünya savaşı sıralarında, dünya haritasına ve inanç atlasına bakmak yeterlidir. Haritada birçok ülke kırmızıya!(komünizme) boyanırken bu ülkeye dinsizlik girmediyse bunun en büyük sebebi Risale-i Nur’un tüm ülke sathında hızla yayılıp, insanların imanlarını sağlam tutarak komünizme bir set çekmesidir. Risale-i Nur; milyonlarca insanın gönlüne, vicdanına bir yasakçı koymuştur ve koymaktadır. Gençliği, anarşizmin pençesinden kurtarmıştır ve kurtarmaktadır. Risale-i Nurları belli bir zaman dilimine indirgemek, günümüzü de ahir zamanı da Risale-i Nuru da anlayamamış olmanın bir göstergesidir.

7- Şayet Risale-i Nur kusursuz bir kitap ise Kur’an dışında kusursuz, tam ve mükemmel bir kitap ve hayat rehberi olabilir mi?

7- Risale-i Nur kusursuz bir kitap ise Kur’an’ın dışında kusursuz kitap olabilir mi? Bu soru kendi içinde çelişkili ama zaten yukarıda sorulmuş, bugüne kadar bir tane Nur Talebesi’nin ağzından böyle bir şey duymadık. Israrla bu soruyu sormanızın sebebi nedir? Nurcular böyle düşünüyor izlenimi bırakmak mı? Ne kadar ucuz bir numara..

8- Şayet Risaleler diğer tefsir kitapları gibi beşeri çabalarla oluşturulmuş bir kitap ise o halde neden tahkikli edisyon kritiğe tabi tutulmamaktadır. Risalelerde yer alan hadis metinlerinin sıhhat dereceleri, kaynak gösterilen diğer alıntıların doğrulukları vb. Hususlar neden tartışılmaz dogmalar olarak durmaktadır?

8- Bu sorunun cevabı 5.Soruya verdiğim cevabın içerisinde var. Ama sizin iddianızdaki gibi Risale-i Nur tartışılmaz dogma olarak durmuyor. Tamamen Mana üzerine yazılmış bir tefsiri, rivayet yoluyla kritik etmek.. ; elma’ya armut muamelesi yapmaktır.

9- Nur dershanelerinde Kur’an’ın meali dahil olmak üzere Risaleler dışında hiçbir kitabın okutulmamasının izahı 7 ve 8. Sorularımıza verilecek cevabın Yazdırılmış, Nursi’den değil Allah’tan gelmiş kutsal bir kitap olduğu inancında mı yatmaktadır?

9- Soru maalesef tamamen iftiraya dayalı olduğu için kısa cevap: Sadece Nur Talebeleri’nin Yayınevlerini incelemek yeterli bu sorunun cevabı için.

10- Yapılması gereken şey, Kur’an’ın etrafında buluşmak ve Kur’an’ın ilkeleri çerçevesinde tebliğ ve irşad faaliyetlerinde tek bir kitaba değil birçok ilmi esere karşılaştırmalı olarak müracaat etmek değil midir?

10- Yapılması gereken şey içi boş, popülist söylemleri bırakıp eyleme geçmek.. Artık zaman samimiyet zamanı.. Hürriyet bütün kesimlere, bütün davalara veriliyor. İrşat edebileceğiniz milyonlar,milyarlar var. Manevi hırsızlık yapmak değil yapılması gereken..

Ah yazık ki ne yazık.. Sizin iftira attığınız Zat eserlerinde hiçbir Müslüman’ı karalamamıştır. Davasını başkalarını çürütmek yoluyla değil, kendi davasına inanarak ve Allah’a tevekkül ederek sırf insanların imanlarını kurtarmak ve insanların ebeden haliden cehenneme gitmelerini engellemek için uğraşmıştır. Hayatı boyunca Kur’an’ı hiçbir şeye alet etmediği gibi bütün ilimleri Kur’an’ın anlaşılması için alet olarak kullanan bir Alime bu ithamlarda bulunmak hangi vicdana sığar?

Hakkında Çağrı Boyalıklı

1992 yılında Bursa'da doğmuştur. Gemlik Celal Bayar Anadolu Lisesi mezunu olup, İ.T.Ü. Maden Mühendisliği ve A.Ö. İlahiyat bölümlerinde okumaktadır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*